Düzenleme
Trump, robotik ve sanayi makineleri ithalatı konusunda müzakereler yürütülmesi talimatı verdi

Başkan Donald J. Trump, 28 Ekim 2026’da yayımladığı bildiriyle, Ticaret Bakanı ile ABD Ticaret Temsilcisine, uygun gördükleri herhangi bir yabancı ticaret ortağıyla robotik, sanayi makineleri ve bunların parça ve bileşenlerinin ithalatını düzenlemek üzere anlaşma müzakerelerini birlikte yürütmeleri ya da hâlihazırda devam eden müzakereleri sürdürmeleri talimatını verdi. Bu talimat, Ticaret Bakanının 1962 tarihli Ticaretin Genişletilmesi Yasası’nın 232. bölümü uyarınca yürüttüğü soruşturmaya ilişkin raporunda, robotik ürünlerin, sanayi makinelerinin ve bunların bileşenlerinin “ABD’nin ulusal güvenliğini zayıflatma tehdidi oluşturacak miktarlarda ve koşullarda ABD’ye ithal edildiği” sonucuna varmasının ardından geldi.
Bildiride, Bakanın raporu son 90 gün içinde ilettiği belirtiliyor. Başkan, raporu, 232. bölümün (d) fıkrasında yer alan etkenleri ve diğer ilgili etkenlerle bilgileri değerlendirdikten sonra Bakanın bulgusunu onayladı ve ithalatı düzenlemek üzere ticaret ortaklarıyla müzakerelere başlamanın gerekli ve uygun olduğuna karar verdi. Bakan ve Ticaret Temsilcisi, uygun gördükleri diğer üst düzey yürütme organı yetkililerine danışarak, müzakerelerin durumu veya sonucu hakkında Başkanı zaman zaman bilgilendirmeli; bu bilgilendirmelerden biri bildirinin tarihinden itibaren 180 gün içinde yapılmalıdır.
Bildiride yer verilen bulgular
Bildiride, robotik ve sanayi makinelerinin savunma, ticari ve çift kullanımlı amaçlar da dâhil olmak üzere neredeyse tüm modern imalat süreçleri açısından kritik öneme sahip olduğu ve önemli ekonomik değer yarattığı belirtiliyor. Bu sektörler, 2024’te yaklaşık 7,1 trilyon dolarlık imalat ürünü sevkiyatını ve aynı yıl yaklaşık 86 milyar dolar değerinde ekipman üretimini destekledi.
Bildiride, Bakanın robotik ve sanayi makinelerinin uçak, tank, gemi, silah ve mühimmat gibi temel savunma sistemlerinin üretimini, ayrıca bazı askerî ve kolluk kuvvetleri faaliyetlerini desteklediği yönündeki bulgusuna yer veriliyor. Otonom robotlar, insansı ve dört ayaklı robotlar ile otonom kara araçları dâhil gelişmiş robotlar, istihbarat, gözetleme ve keşif görevlerini yerine getirerek ve yaralıların tahliyesi, mayın tespiti ve mayın temizleme gibi tehlikeli işleri üstlenerek ABD ordusuna muharebe desteği sağlıyor. Bakanın bulgusuna göre savunma sanayi tabanının, savaş veya silahlı çatışma sırasında da üretimi hızla artırabilme kapasitesi sanayi robotlarına ve makinelerine bağlı.
Bakan, sanayi robotlarının ve makinelerinin ABD’deki 16 kritik altyapı sektörünün tamamında kullanılan ürün ve parçaların üretiminde kullanıldığını belirledi. Sanayi robotları otomotiv, elektrik ve elektronik sektörlerinde yoğun olarak; metal ve makine, plastik ve kimyasal ürünler ile yiyecek ve içecek sektörlerinde ise kayda değer ölçüde kullanılıyor. Sanayi makineleri de inşaat ekipmanları, elektronik ürünler, tıbbi cihazlar, metal işleme, motorlu taşıtlar ve uçak imalatında kritik işlevler görüyor.
Bakan, ABD’nin robotik ve sanayi makinelerinin çoğu türü ile bunların bileşenleri için yabancı ithalata bağımlı olduğunu; bu ithalatın değerinin son on yılda arttığını ve artmaya devam etmesinin beklendiğini belirledi. Bakan ayrıca, bazı yabancı kuruluşlardan gelen robotik ürünlerin, sanayi makinelerinin ve bunların bileşenlerinin kendine özgü güvenlik ve emniyet riskleri taşıdığını saptadı. Bunun nedeni, bu ekipmanların çok sayıda imalat ve savunma sistemine entegre edilmesi, düzenli olarak hassas verileri işleyip depolaması ve yabancı kuruluşlardan temin edildiğinde önemli siber güvenlik açıklarına yol açabilmesidir.
Bakan, yerli sanayinin ulusal güvenlik ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda robotik ürün, sanayi makinesi ve bunların bileşenlerini üretmediğini ve yurt içinde üretilen ekipmanlara duyulan ihtiyacın artmaya devam edeceğini belirledi. Bildiride aktarılan bulgulara göre, ABD’deki imalat tesislerine yönelik yatırımlarda yakın zamanda yaşanan hızlı artışa rağmen ülke, tükettiğinden daha az robotik ürün ve sanayi ekipmanı üretiyor; ayrıca bu ekipmanların üretimindeki imalat kapasitesinden yeterince yararlanmıyor. Bakanın görüşüne göre yerli imalatı ve sanayi tabanını güçlendirmek, genişletmek ve modernleştirmek için harekete geçmek hayati önem taşıyor. Bakan, ithalatın ulusal güvenliği zayıflatma tehdidi oluşturmasını önleyecek şekilde düzenlenmesi için çeşitli adımlar atılmasını önerdi.
Soruşturmanın geçmişi ve ürünlerin kapsamı
Temel soruşturma, Ticaret Bakanının robotik ürünler ile sanayi makinelerinin ve bunların parça ve bileşenlerinin ithalatının ulusal güvenlik üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla inceleme başlattığı 2 Eylül 2025’te başladı. Bu bilgi, Federal Register’da yayımlanan Sanayi ve Güvenlik Bürosu bildiriminde yer alıyor. Bildirim 24 Eylül 2025’te dosyalandı ve 26 Eylül 2025’te yayımlandı; Federal Register belge kaydında 2025-18749 numaralı belge olarak listeleniyor ve 90 FR 46382 atfıyla kayda geçiriliyor. Yazılı yorumların son teslim tarihi 17 Ekim 2025’ti. İlgili regulations.gov dosyası BIS-2025-0257’de 277 kamuoyu yorumu kaydedildi.
Soruşturma kapsamında değerlendirilen kategori, diğerlerinin yanı sıra robotları ve programlanabilir, bilgisayar kontrollü mekanik sistemleri içeriyor. Bunlar arasında CNC işleme merkezleri, torna ve freze makineleri, taşlama ve çapak alma ekipmanları, endüstriyel damgalama ve pres makineleri; ayrıca otomatik takım değiştiriciler, iş bağlama aparatları ve fikstürler ile iş parçalarını kesme, kaynaklama ve taşıma amaçlı takım tezgâhları yer alıyor. Kapsam, metal işlemek, şekillendirmek veya kesmek için kullanılan uygulamaya özel metal işleme ekipmanlarını da içeriyor. Bunlara otoklavlar ve endüstriyel fırınlar, metal finisaj ve işleme ekipmanları, elektro erozyon tezgâhları ile lazer ve su jetiyle kesme araçları ve makineleri örnek verilebilir. İnsansız hava aracı sistemleri ise 90 FR 31958 olarak atıfta bulunulan farklı bir 232. madde soruşturmasının kapsamında oldukları için hariç tutuluyor.
Soruşturma, Ulusal Güvenlik Sanayi Tabanı Düzenlemeleri’nin 705. bölümü uyarınca yürütüldü. Ticaret Bakanlığı, bu düzenlemelerdeki ölçütlerin ulusal güvenliği nasıl etkilediğine ilişkin görüşlere özellikle ilgi duyduğunu belirtti. Bu ölçütler arasında ekipmana yönelik mevcut, öngörülen ve ideal talep; yurt içi üretimin yurt içi talebi karşılama kapasitesi; özellikle başlıca ihracatçıların oluşturduğu yabancı tedarik zincirlerinin rolü ve ABD ithalatının az sayıda tedarikçi veya yabancı ülkeden yoğunlaşma derecesi bulunuyordu. Belirtilen konular ayrıca yabancı hükümetlerin sübvansiyonlarının ve yıkıcı ticaret uygulamalarının etkisini; yabancı ülkelerin adil olmayan ticaret uygulamaları ve devlet destekli aşırı üretim nedeniyle fiyatların yapay biçimde baskılanmasının ekonomik etkisini; ihracat kısıtlamalarının olasılığını; ithalata bağımlılığı azaltmak için yurt içi kapasiteyi artırmanın uygulanabilirliğini; ulusal güvenliği korumak için gümrük vergileri veya kotalar dâhil ek önlemlerin gerekli olup olmadığını ve yabancı kişilerin yabancı ülkelerde üretilen ekipmanların kabiliyetlerini veya özelliklerini silah olarak kullanma olasılığını da kapsıyordu. Bildiriyi, Stratejik Ticaretten Sorumlu Bakan Yardımcısı Julia A. Khersonsky imzaladı.
Başkanlık bildirisine göre 232. madde, Başkan’a zaman içinde değişiklikler yapılabilecek bir eylem planını kabul etme ve uygulama yetkisi veriyor. Bu plan, anlaşmaların müzakere edilmesinin yanı sıra ithalatı düzenlemeye yönelik başka eylemleri de içerebilir; bunlar arasında “gümrük tarifeleri, vergiler, kotalar ve harçlar” da bulunuyor. Bildiride, 19 U.S.C. 1862(c)(3)(A)’ya atıfta bulunularak, böyle bir anlaşmanın bildiri tarihinden itibaren 180 gün içinde imzalanmaması, uygulanmaması veya etkisiz kalması hâlinde Başkan’ın tehdidi ortadan kaldırmak amacıyla ithalatı düzenlemek için gerekli gördüğü başka önlemleri alabileceği belirtiliyor.
Bildiride, müzakerelerin durumuna veya sonucuna bağlı olarak Başkan’ın gümrük tarifeleri, vergiler, kotalar ve harçlar uygulamayı ya da bunlarda değişiklik yapmayı değerlendirebileceği; ayrıca robotik ve endüstriyel makinelerin yanı sıra bunların parça ve bileşenlerinin ABD’de üretimine yönelik yeni yatırımları teşvik edecek bir program oluşturabileceği belirtiliyor. Bildiride ayrıca, Başkan’a ithalat işlemlerini etkileyen yasaların hükümlerini Amerika Birleşik Devletleri Uyumlaştırılmış Tarife Cetveli’ne aktarma yetkisi veren 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 604. bölümü ile ABD Yasalar Derlemesi’nin 3. başlığının 301. bölümü, bu işlemin dayanakları arasında sayılıyor.
Bakan, robotik, endüstriyel makineler ve bunların bileşenlerinin ithalatını izlemeyi sürdürmeli ve kendi görüşüne göre 232. madde uyarınca ilave önlemler alınması gerektiğine işaret edebilecek her türlü durumu Başkan’a bildirmelidir. Önceki başkanlık bildirileri ve yürütme emirlerindeki yeni bildiriyle çelişen hükümler, çelişki ölçüsünde geçersiz kılınıyor. Ayrılabilirlik hükmü ise herhangi bir hükmün geçersiz bulunması hâlinde bildirinin geri kalanının bundan etkilenmeyeceğini belirtiyor.












