Investing in Hisseleri

Hisse Senedi Almanın Yolları – Borsa Yatırımı İçin Adım Adım Rehber

mm
Securities.io maintains rigorous editorial standards and may receive compensation from reviewed links. We are not a registered investment adviser and this is not investment advice. Please view our affiliate disclosure.

Hisse senetlerine yatırım yapmak, ortalama bir kişinin ekonominin büyümesine katılmasının en erişilebilir yoludur. Yüz yılı aşkın bir süredir, hisse senedi piyasası tahviller, emtialar ve gayrimenkul gibi diğer varlık sınıflarının üzerinde performans göstermiştir. Evet, yatırımcıların seçebileceği binlerce hisse senedi vardır ve yatırım karmaşık görünebilir – fakat aslında öyle olmak zorunda değil. Çok basit yatırım yolları vardır ve nispeten az bir sermaye ile başlayabilirsiniz. Hisse senedi almayı gözünüzde büyütüyorsanız, aşağıdaki adım adım süreç size başlamanızda yardımcı olacaktır.

1. Yatırım stratejinizi belirleyin

İlk adımınız bir yatırım stratejisi belirlemektir; bu, ihtiyaçlarınıza en uygun aracı kurumu seçmenize yardımcı olacaktır. Eğer al‑ve‑tut (buy and hold), pasif ya da değer yatırımı gibi ellerinizi piyasadan uzak tutan bir yaklaşım kullanmayı planlıyorsanız, çok az işlem yapacaksınız, bu yüzden ödediğiniz komisyon hesabınız üzerinde büyük bir etki yaratmayacaktır. Ayrıca işlemleri yürütmek için çok karmaşık bir platforma da ihtiyacınız olmayacak, ancak bazı araştırmalara erişim faydalı olabilir.

Öte yandan, momentum ya da büyüme yatırımı gibi ellerinizin piyasada aktif olacağı bir stil benimsemeyi planlıyorsanız, daha sık alım‑satım yapacaksınız ve işlem komisyonları birikecektir. Bu yüzden komisyon oranı aracı kurum seçerken önemli bir faktör olacaktır. Daha fazla özelliğe sahip bir platforma ve güncel araştırmalara erişime de ihtiyaç duyabilirsiniz.

Yatırım ve ticaret arasındaki farkı da netleştirmek önemlidir. Yatırım yapıyorsanız, bir hissenin değerine, değerinin artıp artmayacağına ve hisse fiyatının değerinden ne kadar farklı olduğuna odaklanırsınız. Zaman diliminiz genellikle bir‑beş yıl arasında olur ve kısa vadeli fiyat hareketlerine tepki vermezsiniz.

Ticaret ise tamamen kısa vadeli, arz‑talep ve fiyat hareketi üzerine kuruludur. Trader’ların zaman dilimleri dakikalardan aylara kadar değişir. Trader’lar genellikle getirilerini artırmak için kaldıraç da kullanırlar.

Ticaret çok karlı olabilir ancak daha fazla risk taşır ve çok daha zaman alıcıdır. Aktif olarak ticaret yapmayı planlıyorsanız, marjin hesabı ya da türev ürünlerine erişim sağlayan bir aracı kurum seçmek isteyebilirsiniz.

2. Bir aracı kurum seçin

Listelenen bir şirkete hisse alabilmek için bir borsa aracısı hesabına ihtiyacınız olacaktır. Teknik olarak hisseleri başka yollarla da alabilirsiniz, ancak bir aracı kurumda ticaret hesabı açmak çok daha kolaydır. Borsa aracısı, alım emrinizi borsaya gönderip başka bir aracı kurumun müşterisinin satım emriyle eşleştirilmesinden sorumludur. Ayrıca eşleşme gerçekleştiğinde işlemin takasından da sorumludur.

Günümüzde çevrimiçi aracı kurumlar neredeyse her zaman tercih edilen yoldur. Komisyonlar daha düşüktür ve bazı durumlarda ücretsizdir; çevrimiçi ticaret platformları ise emirleriniz üzerinde çok fazla kontrol sağlar. Daha fazla ödeme yapmaya istekliyseniz, telefonla sipariş verebileceğiniz ve danışmanlık alabileceğiniz tam hizmetli bir aracı kurumda hesap açabilirsiniz.

Birçok aracı kurum artık komisyon‑sız hesaplar sunmaktadır, ancak hesabı sürdürmek için başka ücretler ödemeniz gerekebilir.

Bir aracı kurum seçerken, komisyon ve diğer ücretlerin yanı sıra sundukları platform, araçlar ve araştırmalar ile alabileceğiniz destek seviyesini göz önünde bulundurmalısınız. Her aracı kurum hakkında birkaç bağımsız inceleme bulup güçlü ve zayıf yönlerini öğrenmeye çalışın. Böylece ihtiyaçlarınıza en uygun aracı kurumu seçebilirsiniz.

We recommend the top stock brokers in the following jurisdictions:

3. Hesabınızı açın ve fonlayın

Bir borsa aracısını seçtikten sonra bir hesap açmanız gerekir. Çoğu aracı kurum bu süreci olabildiğince basitleştirir. Birkaç kişisel bilgi ve kimliğinizi kanıtlayacak belgeler sunmanız yeterlidir. Tüm süreç birkaç dakikadan uzun sürmemelidir.

Hesabınız doğrulandıktan ve onaylandıktan sonra fonlayabilirsiniz. Para transferi (wire transfer) genellikle ticaret hesabınıza para yatırmanın en hızlı yoludur, ancak hesabınızı çekle de fonlayabilirsiniz.

4. Ticaret platformunu nasıl kullanacağınızı öğrenin

Genellikle bir çevrimiçi aracı kurum, demo hesabı açmanıza izin verir. Bu, içinde hayali para bulunan, ancak canlı fiyatlara ve gerçek bir hesabın tüm araçlarına erişebileceğiniz bir hesaptır.

Demo hesapların temel nedeni, aktif trader’ların işlem pratiği yapabilmesidir; buna “paper trading” de denir. Bu, yatırımcılardan çok kısa vadeli trader’lar için daha çok geçerlidir, ancak platformu tanımanız için de bir fırsattır. Emir girmeyi, izleme listesi (watchlist) oluşturmayı ve gelecekte kullanmak isteyebileceğiniz araçları keşfetmeyi deneyebilirsiniz.

“Pratik emir” girerken, gerçekten demo hesabınıza giriş yaptığınızdan, canlı hesabınıza değil, emin olun.

Başlamadan önce sıkça karşılaşacağınız aşağıdaki terimleri bilmek faydalı olacaktır:

  • Bid – Bir hisseyi satın alma emridir.
  • Bid Price – En yüksek alış (bid) fiyatı, piyasa alış fiyatıdır.
  • Offer – Bir hisseyi satma emridir. Teklif fiyatı, satış (ask) fiyatıdır.
  • Ask Price – En düşük satış (ask) fiyatı, piyasa satış fiyatıdır.
  • Spread – spread, piyasa alış ve satış fiyatı arasındaki farktır; aynı zamanda “bid‑offer spread” olarak da bilinir. Alış ve satış fiyatları “double” olarak da adlandırılır.
  • Market order – Piyasa emri, mevcut piyasa fiyatı üzerinden anında yürütülür. Alım için piyasa emri satış (ask) fiyatı üzerinden, satım için ise alış (bid) fiyatı üzerinden yürütülür.
  • Limit order – Limit emri, belirli bir fiyat ya da limit üzerinden alım ya da satım yapma emridir. Limit fiyatına uygun bir karşı emir girildiğinde yürütülür.
  • Stop-loss order – Stop‑loss emri, fiyat belirli bir eşik seviyesini geçtiğinde yürütülür. Bir hisseyi alırsanız, fiyat belirli bir seviyenin altına düştüğünde satmak için stop‑loss emri verebilirsiniz; bu, kayıpları sınırlamaya yöneliktir.
  • GTCGood till canceled (İptal edilene kadar geçerli) emirler, iptal edilene kadar piyasada kalır.
  • GFD – Günlük (Good for day) emirler, işlem gününün sonuna kadar piyasada kalır.
  • FOK – Fill or kill (Tam doldur ya da iptal) emirler, anında doldurulamazsa otomatik olarak iptal edilir.

5. Hisse senedi izleme listesi oluşturun

İzleme listesi, hisse senetleri ya da diğer menkul kıymetlerin fiyatları (canlı fiyatlar ya da günlük kapanış fiyatları) ile birlikte listelendiği bir tablodur. Tüm çevrimiçi aracı kurumlar izleme listesi oluşturma imkanı sunar. Fiyatın yanı sıra hacim, alış fiyatı, satış fiyatı ve günlük yüzde fiyat değişimi gibi sütunlar da ekleyebilirsiniz.

Ayrıca izleme listenize birkaç endeks eklemelisiniz; böylece her hissenin performansını genel piyasa performansıyla karşılaştırabilirsiniz. İzlemeniz gereken önemli endeksler S&P 500 ve Nasdaq 100’dür. Endeksi doğrudan izleme listenize ekleyemiyorsanız, endeksi izleyen bir ETF ekleyebilirsiniz. SPY (S&P 500) ve QQQ (Nasdaq 100) ETF’lerinin performansı, izledikleri endekslerle neredeyse aynı olacaktır.

İzleme listenizdeki hisseler, takip edeceğiniz ve hakkında daha fazla bilgi edineceğiniz hisselerdir; mutlaka almanız gerektiği anlamına gelmez. Tanıdığınız ve beğendiğiniz şirketlerle başlayın – çünkü bu şirketler hakkında bir miktar bilginiz zaten vardır.

İzleme listenize birkaç hisse eklediğinizde, performanslarını piyasayla karşılaştırmaya başlayabilirsiniz. Aynı zamanda şirketlerin nasıl bir performans gösterdiğini de araştırmalısınız. Gelirlerinin büyüyüp büyümediğini ve benzer şirketlere kıyasla ne kadar karlı olduklarını öğrenin. Bu araştırma sırasında başka hisse senetlerinin de incelenmeye değer olduğunu fark edebilir ve onları da izleme listenize ekleyebilirsiniz.

Eğer bireysel hisse seçmekte kararsızsanız, ETF’leri düşünebilirsiniz. ETF (exchange‑traded fund), bir hisse gibi alınıp satılabilen bir hisse sepetidir. ETF’ler hakkında ihtiyacınız olan her şeyi, ETF’ler üzerine hazırladığımız kapsamlı makaleler serisinden öğrenebilirsiniz.

6. Her hisseye ne kadar ayıracağınızı belirleyin

Yatırımcılar risk aldıkları için ödüllendirilir, ancak bu risk yönetilmelidir. Ne kadar araştırma yaparsanız yapın, geleceği kesin olarak bilemezsiniz. Risk yönetiminin en önemli adımı, tek bir kötü yatırımın portföyünüzü yok etmemesini sağlamaktır. Portföyünüzü çeşitli hisselerle çeşitlendirmek, “tüm yumurtaları aynı sepete koymamak” anlamına gelir.

Portföyünüzde her hisseye ne kadar pay ayıracağınıza karar verirken iki genel kuralı kullanabilirsiniz. İlk kural, iyi çeşitlendirilmiş bir portföyde en az 15‑20 hisse bulunması gerektiğidir. Bu, her hisseye hesabınızın %6,7’sinden fazlasını yatırmamanız gerektiği anlamına gelir.

İkinci kural ise, her hisseye %2’den fazla risk almamanız gerektiğidir. Bu, tek bir hisse değerinin %20’sine kadar kaybetmeye hazır olduğunuz takdirde, o hisseyi portföyünüzün %10’u kadar tutmanız gerektiği anlamına gelir ( %10’un %20’si = %2). Bu yaklaşım, stop‑loss kullanan aktif trader’lar için daha uygundur.

Riskleri daha da azaltmak için yatırımlarınızı birkaç farklı sektöre yaymalısınız. Aynı sektördeki hisseler yüksek korelasyona sahiptir; bu yüzden tüm hisseleriniz aynı sektörden olursa riskiniz artar. Daha basit bir çeşitlendirme yöntemi ise portföyünüzün büyük bir kısmını bir ETF’ye yatırmaktır; bu sayede riskinizi tüm piyasaya yaymış olursunuz. Kalan %20‑40’lık kısmı ise gerçekten sahip olmak istediğiniz bireysel hisselere ayırabilir, geri kalanını ise bir ETF’ye yatırabilirsiniz.

7. Hangi hisseleri alacağınızı ve ne zaman alacağınızı belirleyin

Şimdiye kadar hangi hisseleri sahip olmak istediğinize ya da gelecekte sahip olmak isteyebileceğinize dair iyi bir fikriniz olmalı. Bu hisseleri aceleyle satın almak yerine bir plan oluşturmalısınız. Planınız, hisseyi almanızın nedenlerine ve zaman ufkunuzun ne olduğuna dayanmalıdır.

Genel olarak üç yaklaşım kullanılabilir:

  • Blue‑chip (yüksek kalite) hisselere uzun vadeli yatırım

Blue‑chip hisseler, uzun geçmişi ve nispeten öngörülebilir kazançları olan çok yüksek kaliteli şirketlerin hisseleridir. Genellikle sektörlerinde lider konumda olup belirgin bir rekabet avantajına sahiptirler. Bu hisselerin fiyatları her yıl çok fazla artmaz, ancak uzun vadede istikrarlı bir şekilde birikir. Blue‑chip hisselere yatırım, 10 yıl ya da daha uzun bir sürece bağlı bir taahhüt olmalıdır.

Blue‑chip hisseleri uzun vadeli tutmayı planlıyorsanız, giriş zamanını ayarlamaya çalışmak pek fayda sağlamaz. Tek seferde almayı istemiyorsanız, alımları birkaç aya yayabilirsiniz – fakat nihai amacınız hisseleri uzun süre elinizde tutmak olmalı ve giriş fiyatını aşırı düşünmek gereksizdir.

  • Büyüme ve momentum hisseleri satın alma

Kısa vadede en çok değer kazanan hisseler, hızlı büyüyen şirketlerin hisseleridir. Genellikle fiyat momentumu daha fazla alıcı çeker ve bu momentum devam eder. Bu tür hisseleri satın almak, momentumun sonsuza kadar sürmeyeceği için daha aktif bir yaklaşım gerektirir. Fiyat çok yüksekse, uzun vadeli getiri düşük olur ve hisse fiyatı önemli ölçüde düşebilir.

Büyüme ve momentum hisseleri alırken, şirketin kazanç büyümesini, değerlemesini ve hisse fiyatının momentumunu değerlendirmelisiniz. Çoğu zaman, hisse fiyatı zaten bir yükseliş trendindeyken alım yapılır. Fiyat yükselmeyi durdurduğunda, şirketin büyümesi ve değerlemesi yakından izlenerek yatırımın devam edip etmeyeceği karar verilmelidir.

  • Fiyat düzeltmesi sonrası alım

Çoğu hisse türü için en iyi alım zamanı, bir piyasa çöküşü ya da keskin bir düzeltme sonrasıdır. Bu dönem, tüm piyasanın “bir satış” olduğu zamandır. Sağlam bir iş modeli ve çok fazla borcu olmayan herhangi bir şirketin hisselerini almak için en uygun zamandır.

Bireysel hisseler, yatırımcıların ilgisini kaybettiği ve fiyatının önemli ölçüde düştüğü zaman da fırsat sunabilir. Ancak her hisse toparlanmaz; bu yüzden şirketin uzun vadeli perspektifini dikkatle değerlendirmelisiniz. Fiyatın istikrar kazanmasını beklemek de akıllıca bir adımdır – fiyatlar düşündüğünüzden çok daha fazla düşebilir.

Hisseyi gerçekten almadan önce, hisseyi ne zaman satacağınızı belirleyecek kriterleri de tanımlamalısınız. Alım öncesi bir planınız olması, sonradan impulsif kararlar almanızı engeller.

Çıkış kriterleriniz, hisseyi almanızdaki nedenlerle de ilişkili olmalıdır. Eğer fiyat momentumu nedeniyle alım yaptıysanız, momentum durduğunda çıkmak isteyebilirsiniz. Ancak şirketin temel verileri nedeniyle alım yaptıysanız, sadece bu temeller değiştiğinde satmalı, fiyat hareketine göre değil, satmalısınız.

8. İlk alım emrinizi girin

Bir hisse, yatırım kriterlerinizi karşılayınca ve ilk yatırımınızı yapma zamanı geldiğinde, ilk yapmanız gereken şey alacağınız hisse sayısını hesaplamaktır. Hisse başına ayıracağınız tutarı zaten belirlemiştiniz; bu tutarı hisse fiyatına bölmeniz yeterlidir. Dolar tutarını dolar fiyatına bölerek, sent cinsinden değil, doğru bir şekilde bölme yaptığınızdan emin olun.

Alım emrinizi girmeden önce, limit emri mi yoksa piyasa emri mi kullanacağınıza karar vermelisiniz. Genellikle limit emri daha güvenlidir. Piyasa emri, giriş yaptığınızda bid‑offer spread genişlemişse fazla ödeme yapmanıza neden olabilir. Ancak piyasa çok hızlı hareket ediyorsa, piyasa emri daha uygun olabilir.

Son birkaç günün ve günün mevcut ticaret aralığını göz önünde bulundurarak makul bir fiyat belirleyin. Bu, emrinizin limit fiyatı olacaktır. Çoğu durumda, limit fiyatınızın %80 ihtimalle doldurulacağını düşündüğünüz bir fiyat olmalıdır.

Daha yüksek bir limit fiyatı, emrinizin doldurulma şansını artırır – fakat karınızı azaltır.

Daha düşük bir limit fiyatı, doldurulma şansını azaltır – bu da daha yüksek bir fiyat ödemek zorunda kalmanıza yol açabilir. Ancak zaman ufkunuz kısa ve hızlı kar elde etmeyi hedefliyorsanız, daha düşük bir fiyat hedeflemelisiniz.

İlk hissenizi satın aldıktan sonra, pozisyonu alımda kullandığınız kriterlere göre yönetmelisiniz. Hisse fiyatı düşerse kararınızı sorgulayabilirsiniz. Fiyat yükselirse ve kâr elde ederseniz satma eğilimi duyabilirsiniz. Uzun vadeli planınızı aklınızda tutun ve ona sadık kalın – fiyat her gün yükselir ya da düşer, bu da harekete geçmeniz gerektiği anlamına gelmez.

Conclusion

İlk hissenizi satın aldığınızda, portföyünüze yavaş yavaş yeni hisseler eklemeye devam edebilirsiniz. Ancak acele etmeyin – yatırım uzun vadeli bir oyundur. Yatırım ve hisse senetleri hakkında öğrenmeye ve okumaya devam etmelisiniz. İlk olarak ETF’ler ve blue‑chip hisselerle başlayın, ardından biraz daha riskli hisselere geçin. Uzun vadeli planınızı aklınızda tutun ve impulsif kararlar almaktan kaçının – piyasa sabırlı yatırımcıları ödüllendirir.

Richard Bowman bir yazar, analist ve yatırımcıdır ve Cape Town, Güney Afrika'da bulunmaktadır. Varlık yönetimi, hisse senedi brokerliği, finansal medya ve sistematik ticaret alanında 18 yıldan fazla deneyime sahiptir. Richard, temel, nicel ve teknik analizi sağduyu ile birleştirir.