Ulaşım
Karada vs. Havada – Otonom Taksiye Güvenir misiniz?

Otonom ulaşım gelişirken sürücüsüz bir taksiye güvenip güvenmeyeceğiniz sorusu önem kazanıyor. Bazı insanlar bu araçlarla henüz hiç yolculuk yapmadı; bazıları ise havada da benzer hizmetleri denemeyi düşünüyor. Bu yazı, Haziran 2024 itibarıyla kara ve hava taksilerindeki gelişmeleri ve insanların bunlara yaklaşımını ele alıyor.
Otonom Araç İstatistikleri
McKinsey Center for Future Mobility’nin 2023’te sektör yöneticileriyle yaptığı araştırma, otonom araç endüstrisinin ilerlediğini fakat yaygınlaşma takvimlerinin de ertelendiğini gösteriyordu. Katılımcılar, Seviye 4 otoyol sistemlerinin ilk olarak Çin’de mi yoksa Kuzey Amerika’da mı yaygınlaşacağı konusunda ikiye ayrılmıştı. Bu, genel halkın tutumlarını ölçen bir anket değildi.

Kaynak: Statista
Araştırmada L4 robotaksilerin büyük ölçekte ticari kullanıma sunulması için 2030 öngörülüyordu; orijinal metindeki 2010 tarihi hatalıdır. Tam otonom kamyon taşımacılığının uygulanabilirliğe ulaşması için 2028–2031 aralığı belirtiliyordu. Bunlar kesin tarihler değil, sektör temsilcilerinin beklentileriydi. L4, tanımlanmış çalışma koşullarında sürücüsüz çalışmayı ifade eder; her ortamda tam otonomi anlamına gelmez.
Karada ve Havada Otonom Taksiler
Otonom ulaşım farklı biçimlerde gelişebilir. Bazı şehirlerde belirli bölgelerle sınırlı sürücüsüz kara taksisi hizmetleri bulunurken, başka projeler henüz deneme veya geliştirme aşamasındadır. İşletmelerin başarısı, maliyetler, güvenlik ve düzenleme gibi etkenlere bağlıdır.
Hava taksileri ise kısa mesafeli uçuşlar ve belirlenmiş iniş alanları üzerinden hizmet vermeyi amaçlar. Bazıları pilotlu tasarlanırken bazıları otonomdur. Trafiğin bir bölümünü havaya taşımaları mümkündür; ancak toplam sıkışıklık, gürültü ve çevresel etkileri kendiliğinden ortadan kaldırmazlar.
Otonom Araçların En Önemli Faydaları
Otonom hizmetler, güvenilir ulaşıma erişimi sınırlı kişiler için yeni seçenekler yaratabilir. Uygun koşullarda günün farklı saatlerinde hizmet verebilirler. Bu yararların gerçekleşmesi, fiyatlandırmaya, erişilebilir tasarıma, altyapıya ve güvenli işletmeye bağlıdır.
Geliştirilmiş Güvenlik
Otomasyonun insan kaynaklı bazı hataları azaltması hedeflenir. Ancak otonom araçlar da algılama, yazılım ve beklenmedik durumlara tepki verme açısından risk taşır. Daha güvenli oldukları iddiası, belirli koşullarda toplanan verilerle değerlendirilmelidir; kazasız veya sıkışıklıktan tamamen arınmış yollar garanti değildir.
Otonom Araç Algısını Ne Şekillendiriyor?
Nanyang Teknoloji Üniversitesi (NTU) araştırmacıları, insanların otonom hava taksilerini kullanma niyetini etkileyen unsurları inceledi. Profesör Shirley Ho’nun liderliğindeki ekip, henüz yaygın olarak deneyimlenmemiş bir teknolojiye yönelik algıyı araştırdı.
Birleştirilmiş Teknoloji Kabul ve Kullanım Teorisi 2 (UTAUT2)
Araştırmacılar, Birleştirilmiş Teknoloji Kabul ve Kullanım Teorisi 2 (UTAUT2) modelinden yararlanarak otonom hava taksilerine yönelik kullanım niyetiyle ilişkili etkenleri değerlendirdi.
Araştırmada Singapur vatandaşı veya daimi oturum sahibi 1.002 katılımcı, çeşitli ifadelere beş puanlı ölçekle yanıt verdi. Sorular arasında yapay zekâya güven, hava taksisi haberlerine dikkat, algılanan yarar, tutum ve gelecekte kullanma niyeti vardı.
Ekip, bu yanıtlar arasındaki istatistiksel ilişkileri inceledi. Haber medyasına gösterilen dikkat, kullanım niyetiyle ilişkili unsurlardan biriydi; anket tek başına bu ilişkinin neden-sonuç olduğunu kanıtlamaz.
Yapay zekâ sistemlerine ve bunları geliştiren mühendislere duyulan güven ayrı unsurlar olarak ele alındı. Bu, insanların tutumlarını anlamaya yardımcı olur; hava taksilerinin teknik güvenliğini veya Singapur’da işletmeye hazır olduğunu gösteren bir uçuş testi değildir.
Anket Sonuçları: Hava Taksilerine Yönelik İlgi
Katılımcıların %45,7’si hizmet sunulduğunda hava taksisi kullanmayı düşündüğünü, %36,2’si bunu düzenli yapmayı planladığını söyledi. Her on kişiden yaklaşık altısı bu deneyimin eğlenceli olacağını düşünüyordu; %53’ü heyecan duyduğunu belirtti. Katılımcıların %60,9’u hava taksilerinin işlerini daha hızlı yapmalarına yardımcı olacağını, %61,2’si verimliliklerini artıracağını düşünüyordu. Bunlar gerçekleşmiş yolculuklar veya kanıtlanmış performans sonuçları değil, beyan edilen niyet ve beklentilerdir.
Kamuoyu Görüşünü Belirleyen Ana Faktörler
Araştırma, haber medyasına dikkat, güven, tutum ve kullanım beklentileri gibi unsurların kullanım niyetiyle ilişkili olduğunu gösterdi. Alışkanlığa dönüşeceği beklentisi de önemliydi. Bu bulgular yalnızca güvenlik algısına indirgenmemelidir.
Hava Taksilerindeki Yapay Zekâya Güven
Bir yapay zekâ sistemine güvenmekle onu geliştiren kişilere güvenmek aynı şey değildir. Her iki algı da teknolojinin kabulünü etkileyebilir. Ancak katılımcıların güven duyması, sistemin güvenliğinin bağımsız olarak doğrulandığı anlamına gelmez.
Yapay zekâ, algılama ve kontrol gibi işlevlerde kullanılabilir. Sohbet edebilen büyük dil modellerinin becerileri ise uçuş kontrolünün güvenilirliğiyle eş tutulmamalıdır. Gelecekte yolcuyla konuşan arayüzler mümkün olsa da bu, otonom uçuşun güvenlik gereksinimlerinin yerini tutmaz.
Uçuşa Karşı Tutum
Uçmaya yönelik kişisel tutum, hava taksisi kullanma isteğini etkileyebilir. Bazı kişiler olası yararları görse bile uçuş konusunda çekinceli olabilir. Paraşüt gibi donanımların bulunması da her uçuş koşulunda güvenliği garanti etmez; araç ve işletme için uygun güvenlik değerlendirmesi gerekir.
Performans Beklentisi
Yolcular daha kısa yolculuk süresi ve yoğun saatlerde karayolu trafiğinden kaçınma gibi yararlar bekleyebilir. Gerçek süreye iniş alanına ulaşım, bekleme ve aktarma da dahildir. Elektrikli uçuşun çevresel etkisi ise enerji kaynağına, doluluğa ve diğer ulaşım seçeneklerine bağlıdır.
Hedonik Motivasyon
Hedonik motivasyon, yeni teknolojilerin genel olarak kabulü değil, kullanımından beklenen eğlence veya hazdır. Yeni bir uçuş deneyimini cazip bulmak kullanım niyetini etkileyebilir. Singapur’daki anket sonuçları bütün ülkelerin aynı tepkiyi vereceğini göstermez.
Fiyat/Değer
Fiyat-değer değerlendirmesi, yolcunun beklediği yararı ödeyeceği bedelle karşılaştırmasıdır. Daha kısa yolculuk süresi bazı kullanıcılar için değerli olabilir. Ancak çoğu insanın ek maliyeti mutlaka kabul edeceği veya batarya gelişmelerinin fiyatları kesin biçimde düşüreceği söylenemez.
Sosyal Etki
Aile, arkadaşlar ve diğer kişilerin görüşleri teknolojiye yaklaşımı etkileyebilir. Teknik konuların anlaşılır biçimde anlatılması da yararlıdır. Sosyal etki, sertifikasyon, altyapı ve güvenli işletme gibi gerekliliklerin yerine geçmez.
Hava Taksilerine Yönelik Güveni Anlamak
Araştırma, haberlerle etkileşim ve yapay zekâya güven gibi unsurların kullanım niyetiyle bağlantılı olduğunu gösterdi. İnsanların henüz kullanmadıkları araçlara ilişkin görüşleri, kısmen medyada gördüklerinden etkilenebilir. Bu nedenle dengeli ve doğru bilgilendirme önemlidir; kamuoyu desteği tek başına teknik güvenliği kanıtlamaz.
Hava Taksileri Ne Kadar Yakın?
Haziran 2024 itibarıyla farklı ülkelerde hava taksisi denemeleri ve sertifikasyon çalışmaları sürüyordu. Çin’de EHang’ın EH216-S aracı Ekim 2023’te tip sertifikası, Nisan 2024’te üretim sertifikası aldı. Bunlar belirli bir model ve düzenleyici süreçle ilgilidir; her yerde sınırsız ticari uçuş izni anlamına gelmez.
Avrupa’da ise 2024 Paris Olimpiyatları sırasında hava taksilerinin tanıtılması veya kullanılması için çalışmalar yürütülüyordu. Yazının yayımlandığı tarihte bu planların gerçekleşeceği kesin değildi.
Singapur’un Hava Taksi Hedefleri
Singapur, hava taksisi şirketleri için bir merkez olma olasılığını değerlendiriyordu. Böyle bir hedef, üreticiler ve girişimler için ilgi çekici olabilir. Bunun gerçekleşmesi düzenlemelere, talebe ve gerekli altyapının kurulmasına bağlıdır.
Hava Taksileri mi, Otonom Kara Taksileri mi Önce Yaygınlaşır?
Bunun tek bir küresel yanıtı yoktur. Hizmetlerin hangi sırayla yaygınlaşacağı bölgeye, düzenlemeye ve altyapıya bağlıdır. Kara ve hava yolculukları ortak bilet sistemleriyle birleştirilebilir; bunun için blokzincir kullanılması zorunlu değildir.
Havada karayolundaki kadar çok engel bulunmaması uçuşu otomatik olarak daha kolay veya güvenli yapmaz. Hava koşulları, hava trafik yönetimi, iniş alanları ve arıza durumları gibi farklı zorluklar vardır.
Takip Edilmesi Gereken Otonom Araç Şirketleri
Farklı şirketler otonom ulaşım ve sürücü destek sistemleri geliştiriyor. Bu iki kategori birbirinden ayrılmalıdır: Tesla’nın 2024’teki Full Self-Driving (Supervised) ürünü etkin sürücü gözetimi gerektiriyordu ve aracı tam otonom hâle getirmiyordu. Aşağıdaki şirketler de farklı ulaşım modellerine odaklanıyor.
1. Joby Aviation
JOBY Fiyat Grafiği
JOBY Fiyat Grafiği
Joby, pilotlu elektrikli dikey kalkış ve iniş yapabilen hava araçları geliştiriyor. Şirket Şubat 2024’te Dubai’de hizmet başlatılmasına ilişkin bir anlaşma duyurdu. New York’taki gösteri uçuşu Kasım 2023’te yapılmıştı; bu, düzenli ücretli yolcu hizmeti değildi.
Dubai anlaşması ve gösteri uçuşları sertifikasyonun tamamlandığı veya hizmetin birkaç hafta içinde başlayacağı anlamına gelmiyordu. Pilotlu bir hava taksisi de otonom hava taksisiyle aynı şey değildir.
Joby’nin aracı bir pilot ve dört yolcu taşımak, saatte 200 mile kadar hıza ulaşmak üzere tasarlanmıştır. Altı elektrikli pervanesi vardır. Bunlar tasarım özellikleridir; gerçek hizmetin başlaması, sertifikasyon ve işletme koşullarına bağlıdır. Elektrikli olması uçuş sırasında egzoz emisyonunu önler, fakat tüm yaşam döngüsünün çevresel etkisini ortadan kaldırmaz.
Joby Aviation (JOBY ) hissesinin fiyatı ve piyasa değeri zamanla değişir. Orijinal metindeki 346 milyar dolarlık piyasa değeri iddiası güvenilir bir tarihli hesaplamayla desteklenmediğinden burada doğrulanmış veri olarak sunulmuyor. Haziran 2024’te hizmetin haftalar içinde başlayacağı ve hissenin mutlaka büyüyeceği de söylenemez. Şirketin ticari başarısı sertifikasyon, üretim, finansman ve talep gibi belirsizliklere bağlıdır.
2. Uber Technologies Inc.
UBER Fiyat Grafiği
UBER Fiyat Grafiği
Uber ve Motional, 2022’de Las Vegas’ta Uber ağı üzerinden bir robotaksi hizmeti başlattı. İlk hizmette araç içinde operatörler bulunuyordu; bunu tamamen sürücüsüz işletme olarak tanımlamak yanıltıcı olur. Ortaklığın genişleme hedefleri de gerçekleşmiş sonuçlarla karıştırılmamalıdır.
Uber gibi yolculuk platformları, otonom araç geliştiricileriyle ortaklıklar kurarak yeni hizmet modellerini deneyebilir. Bu yaklaşım işletme maliyetlerini veya hizmet kapsamını etkileyebilir; ancak sürücü ihtiyacının hemen ortadan kalkacağını ya da kârlılığın kesin artacağını göstermez.
Uber hissesi hakkında bazı analistler alım görüşü verebilir. Bu görüşler tarihli değerlendirmelerdir ve bütün yatırımcılar için uygunluk veya gelecekteki getiri garantisi değildir. Şirketin otonom ulaşım ortaklıkları da tek başına hisseyi her portföye uygun kılmaz.
Otonom Taksilerin Geleceği
Otonom taksiler erişilebilirliği ve yolculuk deneyimini değiştirebilir; ancak teknik, ekonomik ve düzenleyici engeller sürmektedir. Kamuoyu araştırmaları insanların beklentilerini anlamaya yardımcı olur. Güvenli ve yaygın hizmete geçişin hızı ise yalnızca ilgiye değil, gerçek dünyadaki performansa ve gerekli onaylara bağlıdır.
Diğer ilginç ulaşım projelerini inceleyin.












