Stabil coinler
2022 dijital euro konferansı: gizlilik ve olası sınırlar

Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Avrupa Komisyonu, 7 Kasım 2022 Pazartesi günü dijital euro konulu ortak konferans düzenledi. Toplantı, önerilen bir merkez bankası dijital parası (CBDC) olan dijital euroya odaklanıyordu.
Proje, yaklaşık bir yıl önce başlayan araştırma aşamasındaydı. ECB, Komisyon, Avrupa Parlamentosu ve euro bölgesinin maliye bakanları tasarım ve hukuki çerçeve üzerinde çalışıyordu. Konferans, ihraç kararı alındığı veya nihai kuralların kabul edildiği anlamına gelmiyordu.
2022 konferansında öne çıkan konular
Komisyonun Kıdemli Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis, para ve ödemelerin toplumun dijitalleşmesine uyum sağlaması gerektiğini vurguladı. ECB verilerine göre euro bölgesinde nakit dışı ödeme sayısı 2021’de %12,5 artarak 114,2 milyara, toplam değeri 197 trilyon euroya ulaştı. Bunlar dijital euro kullanım verileri değildi. Tasarlanan dijital euro, nakdi ve mevcut ödeme yöntemlerini tamamlayacak merkez bankası parası olarak sunuluyordu. Kullanım kolaylığıyla birlikte finansal sistem üzerindeki etkiler de tartışıldı.
ECB Başkanı Christine Lagarde video konuşmasında siyasi desteği, büyük teknoloji şirketlerinin yaratabileceği piyasa yoğunlaşmasını ve yabancı ödeme teknolojilerine bağımlılığı ele aldı. 2021’de ABD’de insanların %16’sının, Avrupa’da %10’unun kripto varlık tuttuğunu veya kullandığını belirterek fiyat oynaklığına ve sabit kripto paraların rezerv risklerine dikkat çekti. Bunlar toplam kripto varlıkların ülkelere göre payları değildi. Dijital euro hakkındaki kamu istişaresine katılanların %43’ü gizliliği en önemli özellik saymıştı. Gönüllü istişare, bütün Avrupalıları temsil eden bir örneklem anketi değildi.
CBDC’ler merkeziyetsiz mi?
CBDC, merkez bankasının ihraç ettiği paranın dijital biçimidir ve ticari banka mevduatından farklıdır. Merkez bankasına karşı bir alacak olması, enflasyon, kur veya işletim risklerinin bütünüyle yok olduğu anlamına gelmez. Ödemeler daha verimli olabilir; maliyet ve faydalar tasarıma bağlıdır. Ödeme verilerinin toplanması gizlilik kaygıları doğurabilir; ancak her CBDC, merkez bankasının bütün kullanıcıların bütün işlemlerini doğrudan kimlikleriyle görmesini gerektirmez. Veri erişimi, aracılar, çevrimdışı ödemeler ve koruma önlemleri önemlidir. Merkeziyetsizlik savunucuları gözetim ve yetki yoğunlaşmasını eleştirirken, yetkililer gizlilik ile kötüye kullanımın önlenmesi arasındaki dengeyi vurguluyordu.
Eurosystem, ECB ve euro bölgesi ülkelerinin ulusal merkez bankalarından oluşur; bütün AB ülkelerinin merkez bankalarını kapsamaz. Dijital euroda blokzincir teknolojisinin veya başka bir dağıtık defter teknolojisinin kullanılıp kullanılmayacağı o tarihte kesinleşmemişti. Dağıtık defter kullanılması, herkesin düğüm işletmesine veya doğrulayıcı olmasına otomatik olarak izin verildiği anlamına gelmez. Merkezi ihraç ve teknik dağıtıklık ayrı konulardır. Staking ve getiri çiftçiliği, ödeme amaçlı dijital euro için temel hedefler değildi.
Bazı kripto Twitter tartışmalarında dijital euro “gözetim parası” diye eleştiriliyordu. Bu bir görüş, kesinleşmiş sistem özelliği değildi. ECB Yönetim Kurulu üyesi Fabio Panetta, banka mevduatlarının hızla merkez bankası parasına kaymasını önlemek için tutma sınırlarını tartışıyordu. Yaklaşık 3.000 euro, o tarihte bir örnekti; kabul edilmiş sınır değildi. Düşük tutarlı ödemeler için verilen örnekler işlem başına 50 euro ve aylık 1.000 euro harcamaydı: aylık 1.000 işlem değil, para tutarlarıydı. Elde tutulan bakiye, harcama hacmi ve gizlilik eşikleri farklı kavramlardır. Nihai tutarlar ve koşullar henüz belirlenmemişti.
Bitcoin’in rolü değişir mi?
Satoshi Nakamoto’nun merkeziyetsizlik fikri birçok kullanıcıyı etkiledi. CBDC, Bitcoin sahipliğini ve işlemlerini otomatik olarak gereksiz kılmaz; fakat hiçbir etkisi olmayacağını da kesin söylemek mümkün değildir. Kısıtlamalar her CBDC sistemine göre değişir. Bitcoin’in temel protokolünde merkez bankası benzeri kişisel tutma sınırı bulunmaması, borsa sınırlamalarını veya geçerli hukuku ortadan kaldırmaz.
Bitcoin’in değer saklama aracı olarak kullanımı da fiyat oynaklığı ve zarar riski taşır. Kamu kurumlarına güven, tartışmanın bir arka planıdır. Pew Research’ün Haziran 2022’de yayımladığı araştırma, katılımcıların %20’sinin Washington yönetiminin neredeyse her zaman veya çoğu zaman doğru olanı yapacağına güvendiğini gösteriyordu. Bu, dünya genelinde hükümetlere güveni veya CBDC tutumlarını doğrudan ölçmez. Avrupa’daki Eurobarometer araştırması 2022 yazında AB’ye güveni %49, ulusal hükümetlere güveni %34 olarak bildiriyordu. AB tek bir “AB hükümeti” değildir; sorular ve örneklemler de Pew’den farklıdır. Eurobarometer yöntemleri eleştirel bir çalışmada değerlendirildi; bu tek başına bütün sonuçlarını geçersiz yapmaz.
Bitcoin, tek bir işletmeciye güvenme ihtiyacını azaltması bakımından “trustless”, kamuya açık protokole katılımın bireysel onay gerektirmemesi bakımından ise “permissionless” olarak tanımlanır. Bununla birlikte açık defter takma adlıdır; tam anonimlik garanti etmez ve yazılım ile aracı riskleri sürer. CBDC’lerde de gerekli güven varsayımları ve izinsiz katılımın kapsamı karşılaştırılabilir. Ancak Bitcoin’in gereksiz olup olmayacağı yalnızca bu iki özelliğe bağlı değildir. Kullanışlılık, gizlilik, para politikası, hukuk ve kullanıcı tercihleri de rol oynar.
Daha fazla bilgi için Bitcoin’e yatırım rehberimizi okuyabilirsiniz.












