Düzenleme
Hindistan G20 Öncesi Kripto Düzenlemelerini Gündeme Taşıyor ve Ortak Beyanname Öneriyor

Maliye Bakanı Nirmala Sitharaman, 1 Kasım 2022’de Hindistan’ın dijital finans teknolojilerinde hızla ilerlediğini söyledi. Aynı gün dijital rupinin toptan kullanımına yönelik pilot çalışma başladı.
Devlet tahvillerinin ikincil piyasa işlemlerinin takasını kapsayan pilota dokuz banka katılacaktı. Amaç, bankalar arası piyasayı daha verimli hâle getirmekti. Hindistan Merkez Bankası (RBI), o tarihte tüketiciler ve işyerlerinden oluşan kapalı gruplarda perakende merkez bankası dijital parası (CBDC) pilotunu bir ay içinde başlatmayı planlıyordu.
Açıklamalar, Hindistan Uluslararası Ekonomik İlişkiler Araştırma Konseyinin (ICRIER) 1 Kasım 2022’de düzenlediği 14. yıllık uluslararası G20 konferansında yapıldı.
Hindistan, G20 dönem başkanlığını 1 Aralık 2022’de Endonezya’dan devralmaya ve yıl boyunca 200’den fazla toplantıya ev sahipliği yapmaya hazırlanıyordu. O tarihte G20; Arjantin, Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Japonya, Güney Kore, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Türkiye, Birleşik Krallık, ABD ve Avrupa Birliğinden oluşuyordu. Bu liste o dönemin üyeliğini yansıtır.
Yetkililer gözetim yaklaşımlarını geliştirirken dijital varlıklar ve bağlantılı faaliyetler finans sektöründe ilgi görüyordu. Kripto varlıklar, sabit değerli tokenlar, merkez bankası dijital paraları, benzersiz tokenlar (NFT) ve merkeziyetsiz finans (DeFi) bu tartışmaların parçalarıydı. Bu alanların özellikleri ve riskleri farklıdır. Hindistan, kripto düzenlemelerini G20’de ortak görüşmeye açmak istiyordu.
Hindistan’ın G20 dönem başkanlığında kripto düzenlemeleri
Sitharaman, dönem başkanlığı öncesinde kripto varlık düzenlemelerini ve uluslararası eşgüdümü önemli konular arasında saymıştı. Konferansta sekiz olası öncelik alanı tartışıldı; bu, tamamlanmış bir küresel kripto yasasının kabul edildiği anlamına gelmiyordu.
Bakan, finansal istikrara yönelik olası riskleri ve kripto işlemlerinin sınır ötesi niteliğini gerekçe göstererek uluslararası iş birliği çağrısı yaptı.
ICRIER konferansında, “Hiçbir ülke kripto varlıkları tek başına, diğerlerinden kopuk biçimde düzenleyerek başarılı olamaz. Bunun en iyi nasıl yapılabileceğini görmek için tüm G20 üyelerinin katılımına ihtiyacımız var” dedi.
Sitharaman’a göre Uluslararası Para Fonu (IMF), Finansal İstikrar Kurulu (FSB), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ile G20 ülkelerinin çalışmalarını eşgüdüm içinde yürütmesi gerekiyordu.
“FSB, OECD, IMF ve Uluslararası Ödemeler Bankasının (BIS) bu konuda çalıştığını biliyorum. Üyelerin anlamlı bir görüşme yapabilmesi için bu çalışmaları bir araya getirip masaya koymalıyız” diye konuştu.
OECD, G20’nin talebi üzerine Kripto Varlık Raporlama Çerçevesini (CARF) 10 Ekim 2022’de sunmuştu. Çerçeve, kripto varlıklarla ilgili vergi raporlamasını ve ülkeler arasında otomatik bilgi değişimini amaçlıyordu. Uygulama için ulusal mevzuat ile hukuki ve operasyonel düzenlemeler hâlâ gerekliydi; çerçevenin sunulması bilgi değişimini her ülkede kendiliğinden başlatmadı.
FSB, 11 Ekim’de kripto faaliyetlerinin uluslararası düzenlenmesine ilişkin taslağını kamu görüşüne açtı. Bu, yürürlükteki bağlayıcı bir küresel yasa değildi. Sitharaman’ın OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ile görüştüğü de bildirilmiş ve görüşme eşgüdüm arayışının bir parçası olarak değerlendirilmişti.
Sitharaman düzenlemeleri Hindistan’ın ulusal çıkarıyla ilişkilendirerek terörün finansmanı, uyuşturucu ticareti ve kuralları aşma ihtimallerinden kaygı duyduğunu belirtti. Bu onun risk değerlendirmesiydi; bütün kripto işlemlerinin izlenemez veya yasa dışı olduğuna dair kanıt değildi.
Aynı etkinlikte hükümetin baş ekonomi danışmanı V. Anantha Nageswaran, sanal varlık düzenlemeleri gibi sınır ötesi sorunlara uzlaşmayla çözüm bulunmasını dönem başkanlığının üçüncü hedefi olarak anlattı.
Hindistan vergi idaresinden ortak beyanname taslağı
Kasım 2022’de Hindistan’da kripto varlıklara özgü kapsamlı bir düzenleme çerçevesi bulunmuyordu; ancak bu, tüm faaliyetlerin bütün yasalardan muaf olduğu anlamına gelmezdi. RBI, 2018’de bankaların kripto işletmelerine hizmetlerini kısıtlamış, Yüksek Mahkeme 2020’de bu tedbiri kaldırmıştı.
NFT’lerin hukuki konumu da belirsizlikler içeriyordu. Bu durum bütün NFT’leri mevcut vergi hükümlerinden otomatik olarak muaf kılmıyordu.
Daha önce duyurulan kripto yasa tasarısı, makale yazıldığında kapsamlı bir düzenlemeye dönüşmemişti. Buna karşılık 2022 Finans Yasası sanal dijital varlıklar (VDA) için özel vergi hükümleri getirmişti. Yüzde 30 oranı, her dijital varlığın tüm değerine değil, devirden elde edilen gelire uygulanıyordu. Edinme maliyeti dikkate alınabildiğinden “hiçbir indirim yok” açıklaması doğru değildi.
CBDT, 1 Kasım 2022’de ortak gelir vergisi beyannamesi taslağını yayımladı. Konu bildirim ve formların sadeleştirilmesiydi; o gün yeni bir kripto gelir vergisi yaratılmadı.
Taslak, VDA gelirlerinin ve devirlerinin nasıl bildirileceğini etkileyebilirdi. Kripto bulundurmak veya merkeziyetsiz özerk organizasyona (DAO) yatırım yapmak, tek başına bütün varlıkların taslaktaki yeni bir vergiyle vergilendirileceği anlamına gelmiyordu.
Doğrudan Vergiler Merkez Kurulu (CBDT), ITR-7 dışındaki mevcut gelir vergisi beyannamelerini ortak ITR’da birleştirmeyi önerdi. ITR-1 ve ITR-4 de seçenek olarak kalacaktı. Taslak yalnızca kriptoya odaklanmıyor; ilgili durumlarda gelir ve yabancı hisse senedi ile borçlanma araçlarına ilişkin bilgileri de kapsıyordu.
Taslak kamu görüşüne açıldı
Makalede taslaktaki yabancı işletmelerin faaliyetleri, Hindistan’la ticari bağları, daimî işyeri (PE), ülkedeki kullanıcı sayısı ve önemli ekonomik varlık (SEP) hakkındaki sorular anlatılıyordu. Bunlar ilgili işletmelerin vergi bağlantılarına ilişkindi; yurt dışında yaşayan her Hindistan vatandaşına yönelik genel bir kural değildi.
Kripto işletmelerine danışmanlık yapan ve Hindistan Yüksek Mahkemesinde davalarla ilgilenen vergi avukatı Rajat Mittal, Hindistanlı müşterileri olan yabancı kripto borsalarının etkilenebileceğini değerlendirdi.
Mittal, çok sayıda Hindistanlı müşterinin SEP ve olası denkleştirme vergisi (equalisation levy) sorularını gündeme getirebileceğini söyledi. Bu, koşullu bir değerlendirmeydi. SEP ile denkleştirme vergisi yükümlülüğü aynı hukuki ölçüt değildir; taslak bu tür her borsayı otomatik olarak vergiye tabi kılmıyordu.
Hindistan, belirli sınır ötesi dijital hizmetler için denkleştirme vergisini 2016’da getirmiş ve daha sonra kapsamını genişletmişti. Bu, bütün yabancı işletmelere veya tüm dijital varlıklara uygulanan genel bir faaliyet vergisi değildi.
Makaleye göre taslağın ticari veya mesleki gelir bölümlerinde kâr, VDA geliri ve devirleri hakkında bilgi isteniyordu. Yüzde 30’a yapılan atıf mevcut özel vergi oranını yansıtıyor; beyanname formu yeni bir oran yaratmıyordu.
CBDT, paydaşlardan ve kamuoyundan 15 Aralık 2022’ye kadar görüş istedi. Taslağın tüzel kişiliği bulunmayan yapılara yatırımlarla ilgili soruları, bazı DAO yatırımlarının bu kapsama girip girmediği tartışmasını da doğurdu. Bu bir yorum sorusuydu; bütün DAO’ların hukuki sınıflandırmasını kesinleştiren karar değildi.
2022’de getirilen kurallar kapsamında VDA devrinden doğan gelir, 1961 Gelir Vergisi Yasası uyarınca yüzde 30 ve uygulanabilir ek vergi ile cess’e tabiydi. Hesaplamada edinme maliyeti dikkate alınabilirken diğer gider indirimleri ve zarar mahsubu kısıtlanmıştı. Vergi, her transferin toplam değerinin otomatik yüzde 30’u değil, gelir üzerinden hesaplanıyordu.
Ayrıca 1 Temmuz 2022’den itibaren 194S kapsamında, Hindistan’da vergi mukimi olan devredene VDA devri karşılığında ödenecek bedel üzerinden eşik ve istisnalara tabi yüzde 1 kaynakta vergi kesintisi uygulanıyordu. Yıllık eşik belirli tanımlanmış ödeyiciler için 50.000 rupi, diğerleri için 10.000 rupiydi. Her alım, elde tutma veya karşılıksız hediye için genel kesinti söz konusu değildi; hediyeler başka hükümlere tabi olabilirdi. Sektör temsilcileri ve kripto meraklıları vergi yükünü eleştiriyordu. Bu açıklama 2022’deki düzeni anlatır.












